Prezervatif kullanımı HPV bulaşmasını engellemiyor

Eklenme Tarihi : 27 Aralık 2011, Salı - 23:21
Prezervatif kullanımı HPV bulaşmasını engellemiyor
Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Fatih Güçer, rahim ağzı kanseri ile ilgili soruları yanıtladı.

Rahim Ağzı kanseri nasıl oluşur?/ Neden oluşur/ oluşma sebepleri nedir? (Rahim Ağzı Kanseri ne demektir?) Rahim ağzı kanseri, rahim ağzında anormal hücre çoğalmasıdır. En önemli nedeni Human Papilloma Virüs yani HPV’dir.  Rahim ağzı kanseri, HPV enfeksiyonuna yanıt olarak rahim ağzı duvarında anormal hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla gelişir. Bu anormal hücreler bir araya gelerek tümör adı verilen kitleleri oluştururlar. HPV, temas ve cinsel ilişki yoluyla bulaşır. HPV virüsünün kuluçka süresi yaklaşık dokuz aydır. Enfeksiyon etkilerinin ortaya çıkması için virüsü aldıktan sonra yaklaşık bir yılın geçmesi gerekir. Bir çok vakada enfeksiyon sessiz kalıp, birkaç yıl HPV virüsünün etkileri ortaya çıkabilmektedir.

 

Rahim ağzı kanserini önlemek için çocuk yaşta uygulanan aşılardan biraz bahseder miniz? Yüzde kaç önlüyor? HPV aşısı, özellikle 9-13 yaş aralığındaki kız çocuklarına uygulanmalıdır. Bu yaş aralığı isteğe bağlı olarak 26 yaşına kadar uzatılabilir. HPV aşısının canlı bir aşı olmadığı ve hepatit aşıları gibi genetik teknoloji ile hazırlandığı için birçok kişiye rahatlıkla uygulanabilmektedir. Aşı üç doz olarak, altı aylık süre içinde, koldan uygulanmaktadır. Aşı, oral seks yoluyla geçen HPV’nin neden olduğu ağız içi ve gırtlak kanserlerine karşı da koruyucu. Çünkü aynı mekanizma o bölgede de işliyor.

 

Aşı, ne kadar süre ile kanserden korumaktadır?

Çok yeni olduğu için uzun dönem koruyuculuğu hakkında henüz bir bilgimiz yok. Henüz yedi yıl çalışılmış.Yedi yıla kadar koruduğunu biliyoruz.

 

Bu aşıyı her kadın yaptırmalı mı?

Bu aşının risk altında olduğunu düşünen herkese yapılması gerektiğini düşünüyorum. Aslında tüm toplumu aşılayacak olursak bundan 20-30 yıl sonra Türkiye'de hiçbir rahim ağzı kanseri kalmaz. Ancak şunu da muhakkak belirtmek lazım. Şu anda piyasada bulunan HPV aşısı kansere sebep olan tiplerden tip 16 ve 18’e karşı koruyucu, diğer tiplere karşı koruyucu değil. Kansere sebep olan HPV virüsleri içinde 16 ve 18 tüm kanserlerin yüzde 70'ini oluşturuyor. Demek ki, kanserlerin yüzde 30'u aşının korumadığı türden HPV tipleri ile oluşuyor. Yani aşı olmak demek kansere yakalanmama garantisi değil. Aşı olunduğu zaman da  smear taramasının aynı şekilde devam etmesi gerekiyor.

 

Bu aşıyı cinsel ilişkiye giren kadınların yaptıramayacağı söyleniyor. Bunun doğruluk payı nedir?

Aşı henüz hiç cinsel deneyim yaşamamışlarda daha etkili olmaktadır.  Ancak cinsel ilişki burada tek kriter değil. Kadın, cinsel ilişki yaşamış olsa dahi, yüze yakın çeşiti olan HPV virüslerinden, kansere yol açan tipleriyle karşılaşmadıysa; bu aşı koruyacaktır.

 

Gebelere yapılabilir mi?

Gebelik sırasında önerilmiyor ama emziren kadınlara uygulanabilir. Gebelikten önce başlanmışsa, devam edilmez, gebelik sona erdikten sonra yeniden aşılama yapılabilir.

 

Erkekler de yaptırabilir mi?

Erkeklerin aşılanması hâlâ tartışılıyor. Çünkü onlarda da kansere yol açmayan genital siğiller oluşuyor. Tercih ederlerse erkeklerin de taşıyıcı olmama adına 9-15 yaş arasında aşılanabileceği bildiriliyor.

 

Kanser riski yapabilen virüsler nelerdir? İn

sanlarda kansere sebep olan virüslerin en tipik örneği hepatit B virüsüdür. Bu virüs kan yolu ile veya cinsel ilişki ile de bulaşabilen bir virüstür. Benzer şekilde bulaşma sonrası gizli enfeksiyona ve daha sonra ortaya çıkacak olan çeşitli kanserlere sebep olan bir diğer virüste HPV virüsüdür. HPV virüsü rahim ağzı kanseri dışında anal kansere, baş-boyun bölgesinde kanserler, vajen ve kadın dış genital organlarının kanserine (vulva kanserine) de sebep olmaktadır. Ayrıca erkeklerde olan penis kanserinin başlıca sorumlusu da HPV virüsüdür.

 

Rahim ağzı kanseri ve HPV virüsü ilişkisi nedir?

Rahim ağzı kanserlerinin hemen hemen \%99’unda HPV virüsü bulunması ve rahim ağzı kanserinin öncü lezyonlarında da \%70’e varan oranlarda bu virüsün tespit edilmiş olması; bu virüs ile kanser arasındaki ilk ilişki olduğunu düşündüren kanıtlar olmuştur. Daha sonra yapılan araştırmalarda rahim ağzı hücrelerinin HPV virüsü ile değişime uğramaları sonucu genetik yapılarının bozulduğu ve bağımsız büyüme özelliği kazandıkları bulunmuştur. Ayrıca HPV virüsü ile karşılaşan rahim ağzı hücreleri yaşlanmaya karşı dirençli olup, bağımsız büyüme özelliği kazanmaktalar.

 

HPV virüsü nasıl kanser yapar?

Virüs, vücuda ilk girdiğinde önce rahim ağzında gizlenir. Bu, hekimlerin çıplak gözle görmesini veya herhangi bir şekilde muayene yöntemiyle belirlemesinin olanaksız olduğu bir dönem. Burada da virüs ya hücrenin çekirdeğine girer ve virüsün DNA'sı ile hücrenin çekirdeği birbirine entegre olur ya da hücrenin sitoplazmasına yerleşir. Yerleşme yeri çok önemlidir. Çünkü genel anlamda çekirdeğe yerleştiğinde, kansere gidişata daha yakın olan enfeksiyonlara sebep olur. Sitoplazmaya yerleştiği zaman ise iyi huylu giden enfeksiyonlara sebep olur. Ancak nadir de olsa, çekirdeğe yerleşmeden de kansere neden olabilir.

 

Rahim ağzı kanserinin tedavisi mümkün müdür?

Diğer kanserler gibi, rahim ağzı kanseri de birçok şekilde tedavi edilebilir. Tedaviyi seçmeden kanserin boyutu ve hangi bölgelere yayıldığı, kadının yaşı ve genel sağlığı göz önünde bulundurulur. Rahim ağzı kanseri cerrahi, radyasyon tedavisi ve kemoterapi ile tedavi edilebilir. Ancak Türkiye'de düzenli smear testi yaptırılmadığı için rahim ağzı kanserine yakalanan hastaların büyük bir çoğunluğu maalesef artık cerrahi şansın kalmadığı safhada hekime gitmektedir.

 

Rahim ağzı kanserinin belirtileri nelerdir?

Rahim ağzı kanseri erken eğrede genellikle belirti ve bulgu vermez. Belirtiler genellikle kanser çevre dokulara yayıldığında başlar. En sık belirti, beklenmeyen vajinal kanamadır. Beklenmeyen, adet kanamasından farklı bir vajinal akıntı da ilk belirti olabilir. Bu akıntı lekelenme tarzında veya hafif kanama şeklinde olabilir ve iki adet arasında görülebilir. Bunun yanı sıra adet kanamalarının daha uzun ve şiddetli olması şeklinde de olabilir. Menopozda kanama ve fazla miktarda vajinal akıntı şeklinde de belirti verebilir. Muayene, cinsel ilişki veya vajinal duşun ardından kanama rahim ağzı kanserine işaret edebilir.

 

Rahim ağzı kanserinden nasıl korunmalı? Korunmak için neler yapmalı?

HPV’nin belirli tiplerinin neden olduğu rahim ağzı kanserinden HPV aşısı yaptırarak korunmak mümkündür. Ancak düzenli olarak yılda bir kez yaptırılacak PAP Smear testi ve jinekolojik muayene hastalığın erken tanısını sağlayacak en önemli yöntemdir. Böylece kanser ilerlemeden önlem alınabilir. Ancak PAP Smear testi nadir de olsa hatalı sonuçlar verilebilmektedir.

 

Cinsel ilişkide prezervatif kullanımı HPV bulaşmasını engelleyebilir mi?

Prezervatifle HPV'den  maalesef değişik oranlarda olan koruma belki sağlayabiliyor ama tam olarak korunma için prezervatif bile yetersiz. Çünkü bulaşma için illa ki bir sıvı alışverişi gerekmiyor, ten teması ile bile bulaşabiliyor. HPV enfeksiyonu cinsel ilişki sonrası her kadına bulaşmamakta. Virüs ile karşılaşan insanların \%80’i bu virüsü hiç farkında olmadan yenmekteler. Ancak \%20 insanda bu virüs uzun dönem süren gizli enfeksiyona sebep olmaktadır. Hatta gizli enfeksiyonun da \%70’i bağışıklık sistemi tarafından yenilmektedir. Ancak geriye kalan insanlarda rahim ağzında yıllar içerisinde kanser öncüsü lezyonlar ortaya çıkmakta ve bazı kişilerde öncü lezyonlar kansere ilerlemekteler.

 

Rahim ağzı kanseri risk grubundakiler kimlerdir?

Rahim ağzı kanserinin öncü lezyonlarının en sık görüldüğü yaşlar 33-37 yaşlar, ortalama 35 yaştır. Rahim ağzı kanserinin ise en sık görüldüğü yaşlar 45-55 yaşları arasıdır. Yani öncü lezyonların en sık görüldüğü dönem ile kanserin en sık görüldüğü dönem arasında ortalama 10 yıl fark vardır. Bu 10 yıllık süreçte yapılacak smear kontrolu ile kanserleşme olmadan, rahim kanserinin öncü lezyonları tespit edilip, 10 dakikalık bir işlem ile alınabilirler. Böylece kadınlarımızın sağlıklı hayatı garanti altına alınmış olur.  Rahim ağzı kanseri için en önemli risk faktörü HPV’nin bulaşmasıdır. Rahim ağzı kanserinin gelişmesi için HPV almış olmanın neredeyse şart olduğu düşünülmektedir. Erken yaşta cinsel ilişkiye girmek, birden fazla cinsel partnerin olması, cinsel partnerin birden fazla cinsel partnere sahip olması ve sünnetsiz erkeklerle cinsel ilişki, HPV’nin bulaşmasını artıran risk faktörleridir

 

Ayrıca;
*Sigara bağımlısı olan
*HPV virüsüne ilave olarak genital herpes virüsü enfeksiyonuna (HSV) aynı zamanda sahip olan
*Bağışıklı sistemi zayıf olanlar (örn. HIV virüsü taşıyıcıları)
*Meyve ve sebzeyi az tüketen (özellikle A vitamini eksiliği olanlar)
*Aşırı kilolu olan
*Kötü hijyenik şartlar
*Uzun süre (Beş yıl ve daha fazla) doğum kontrol hapı kullanan
*Birden fazla gebelik yaşayan kadınlar (rahim ağzına cinsel ilişki sonrası virüsün yerleşmesi daha kolay olduğu için)
daha fazla risk altındadır.

BU SAYFAYI SIK KULLANILANLARA EKLE - Bu haber 1552 kez okunmuştur.


Arkadaşına Gönder

Lütfen Bekleyiniz
Adınız:

Mail adresiniz:

Göndereceğiniz E-posta adres(ler)i ekle:

Kullanıcı yorumları

  • Hiç yorum bulunamadı ilk yorumu yazmak istermisin?

İlgili Haberler

Yeni Foto Galeriler

Yeni Videolar