İlk cinsel deneyimin evlilikle yapılması

Eklenme Tarihi : 16 Temmuz 2012, Pazartesi - 14:59
İlk cinsel deneyimin evlilikle yapılması
CETAD araştırmasına göre gazeteciler de toplumun diğer kesimleri gibi bekaret ve namus kavramlarında tutucu olduklarını belirtti.

İlk cinsel deneyimin evlilikle yapılması gerektiğine inanan bu meslek grubu cinselliği de aşkla ilişkilendiriyor.

Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği CETAD, ‘Türk Medyasının Cinselliğe ve Cinsel Sağlığa Yaklaşımı’ konulu bir araştırma yaptı. Namus cinayetlerinden, cinsel mutluluğun önündeki engellere kadar pek çok konuda gazetecilerin bakış açısını yansıtan araştırmadan ilginç sonuçlar çıktı. Gazetecilerin büyük kısmı cinselliği ‘aşk’la ilişkilendiriyor, ‘seks’ ikinci sıraya yerleşiyor ve her 4 erkek gazeteciden biri ilk cinsel deneyimin her iki cins için de evlilikte gerçekleşmesi gerektiğini düşünüyor. Her beş gazeteciden biri namus ve töre iddiasıyla işlenen cinayetlerin ülkemizin gelenekleri çerçevesinde anlaşılabilir ve kabul edilebilir olduğu görüşünde. Araştırmayı NTVMSNBC’ye değerlendiren Doç. Dr. Cem İncesu, “2006’da yaptığımız araştırmada töre cinayetlerini kamuoyuna sormuştuk, o zaman da beş kişiden biri, “töre ve namus cinayetlerini anlayışla karşılayabilirim” demişti. Aynı oran medyada da çıktı. Beni en çok şaşırtan sonuç bu oldu” dedi.


Araştırmayı kamuoyunu etkilemede önemli bir güce sahip olan medyanın, cinsellik konusunda toplumdan farkını ortaya koymak amacıyla yaptıklarını belirten ve gazetecilerin temel tutum ve algı olarak toplumdan çok da farklı düşünmediklerini söyleyen CETAD Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Cem İncesu, 146 gazeteci ile yapılan araştırmanın töre ve namus cinayetleriyle ilgili olan sonuçlarını NTVMSNBC için 2006 yılında kamuoyuyla yapılan ‘Üreme ve Cinsel Sağlık Araştırması’nın sonuçlarıyla karşılaştırdı ve şu tespitlerde bulundu.

KIZLIK ZARI, BEKARET VE NAMUS
“Genel olarak kızlık zarı, bekaret ve namus gibi kavramlarda özellikle erkek medya mensuplarında tutucu bir değer yargı sistemi olduğu belirgin şekilde ön plana çıkıyor. 2006’daki araştırmada namus ve töre cinayetlerini kamuoyuna sormuştuk, toplumun beşte biri, “Bu tür iddialarla işlenen cinayetleri anlayışla karşılayabilir ve kabul edilebilirim” demişti. Aynı oran medyada da çıktı. Beş gazeteciden biri yani araştırmaya katılanların yüzde 20’si aynı düşüncede. Toplumla büyük oranda benzerlik var. Tabi sonuçta gazeteciler de bu toplumun bir parçası. Buradaki ilginç nokta, konunun mağduru konumunda olan kadın medya mensuplarında bu oranın yüzde 16 olması. Yani bu düşünce sadece erkeklere özgü değil.”

DERİNLERE KÖK SALMIŞ GELENEKSEL BİR TUTUM
Doç. İncesu’ya göre sonuçlar, toplumun kanayan yarası töre ve namus cinayetlerinin çözümünün çok da kolay olmayacağı mesajını içeriyor. Çünkü sorunun kökleri çok derinlerde.

“Araştırmada beni en çok şaşırtan sonuç bu oldu. Bence bu çok önemli bir nokta çünkü namus ve töre adı altında işlenen cinayetlerin toplumda ne kadar diplere kök salmış geleneksel bir tutumla ilişkili olduğunu gösteriyor. Yani eğitimli ve toplumu yönlendirmek durumunda olan medya üyelerinde bile bu düşünce değişmiyor. Araştırma doktorlar, avukatlar ya da başka meslek mensupları arasında da yapılsa muhtemelen sonuç değişmeyecek. Bu açıdan çok önemli bir toplumsal sorun olarak derinlere yerleşmiş. Bu da sorunun çözümünün düşündüğümüzden çok daha zor olduğunu ve bu alanda daha fazla enerji sarf etmemiz gerektiğini gösteriyor. Devletin, kurumların ve meslek örgütlerinin daha fazla duyarlılık göstermesi ve konunun üzerine daha ciddiyetle gidilmesi gerektiği görüşündeyim.”

TÖRE CİNAYETLERİNİN ÖNLENMESİNDE MEDYANIN ETKİSİ
Araştırmaya katılan gazetecilere göre töre ve namus iddialarıyla işlenen cinayetlerin çözüme ulaşmasında medya organlarına ve gazetecilere önemli görevler düşüyor. Doç. İncesu’nun bu konuyu ilişkin değerlendirmesi şöyle:

“Gazetecilere, “Töre ve namus cinayetlerinin önlenmesinde medyada çıkan haberlerin bir yararı olacağını düşünüyor musunuz?” diye sorduk. Katılımcıların önemli bir bölümü bu soruya ‘Evet’ dedi. Yani gazeteciler sorunun çözümünde kendilerine önemli görevler düştüğünü düşünüyor. Aynı soruyu 2006’da kamuoyuna sormuştuk, kamuoyu bu konuda aynı şeyi düşünmüyor. Halkın büyük çoğunluğu bu sorunun çözümünde medya kampanyaları ve haberlerin etkili olmayacağı görüşünde.”

Araştırmaya göre namus ve töre iddiasıyla işlenen cinayetlerin önlenmesinde medyanın etkili olabileceğini düşünen medya mensuplarının oranı ise yüzde 85.

BU SAYFAYI SIK KULLANILANLARA EKLE - Bu haber 5474 kez okunmuştur.


Arkadaşına Gönder

Lütfen Bekleyiniz
Adınız:

Mail adresiniz:

Göndereceğiniz E-posta adres(ler)i ekle:

Kullanıcı yorumları

  • Hiç yorum bulunamadı ilk yorumu yazmak istermisin?

İlgili Haberler

Yeni Foto Galeriler

Yeni Videolar