Birbirine bağımlı vücutlar

Eklenme Tarihi : 07 Ağustos 2012, Salı - 16:29
Birbirine bağımlı vücutlar
Öyle çiftler var ki; dışarıda ayrı dünyaların insanı gibi dururken yatağa girdiklerinde çekim güçleri dillere destan oluyor. İster ten uyumu ister

cinsel çekim gücü deyin bu kişiler birbirlerinden kalben kopsa da cinsel yönden kopamıyor. Peki nedir bu birbirine bağımlı vücutların sırrı?

Yeni tanıştığınız bir erkeğin üzerinizde yarattığı ilk etkiyle elinizi tuttuğunda hissettiğiniz şey aynı değilse, birine çok güçlü duygular beslemeseniz de birlikte yatağa girdiğinizde tüm dünya duruyor, duygular bir yana bedenler bir yana dağılıyorsa siz de bir vücuda bağımlı olabilirsiniz demektir. Günümüzde çok fazla yaşanan sadece cinselliğe bağımlı ilişkilerin altında da bu bağımlılık yatıyor. Ten uyumu denen şey çoğu zaman birbirinden kopamayan çiftler yaratıyor. Normal ilişkilerde bu durum kabul edilebilir ve istenilen bir şey olsa da sadece cinselliğe bağlı ilişkilerde durumu karmaşık hale getirebiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, Cinsel Terapist/ Hipnoterapist Op. Dr. Gökçen Erdoğan tenlerin kimyası olduğunu belirtiyor ve şöyle diyor; “Kimya, fizik, matematik adı ne olursa tenlerin bir ruhu var. Bu bir iletişim şekli ve kullandığı dil dokunmak! Onun kimyasının tek bir formulü var: Cinsel+ruhsal+fiziksel uyum = çekim.”


Ten uyumu nasıl anlaşılıyor?
Peki cinsel yaşam üzerinde bu kadar etkili olan vücutları birbirine bağımlı hale getiren ten uyumu olup olmadığını nasıl anlayacağız? Op. Dr. Gökçen Erdoğan “Birbirimizden ayrılamayız ya da onun nefesini hissetmeden yaşayamam diyen çiftler var. Karşınızdakinin dokunmasına karşı koyamazsınız, onunlayken hayatın akıp gitmesi umurunuzda olmaz, seversiniz sonuna kadar bağlanırsınız, yaşamla tüm bağınız o olur, onsuz hayat asla düşünmezsiniz, elini elinizde dudağını dudağınızda hissedersiniz. En önemlisi de hayatınızın cinsel alanı sadece ona tahsis edilmiş olur. Birbirinizin cinsel anlayışına hitap edersiniz, yatakta yaptığı her şey size hoş, sizin yaptığınız her şey ona müthiş gelir, bitmesini istemezsiniz kısacası cinsel olarak onunla var olmak istersiniz. Bu filmde başrolde aşk vardır, filmin yönetmeni ise ten uyumudur” diyor.


Biriyle bir ilişki yaşarken başka birini sadece cinsel olarak arzulamanın altında yatan sebepler neler?
Eğer ciddi bir ilişki yaşarken farklı birine de cinsel çekim duyuluyorsa ya ilk ilişki tatmin etmiyor ya diğer kişi çok etkileyici oluyor. Eğer ilk ilişki tatmin etmiyorsa onu doyurmak ya da değiştirmek için elinizden geleni yapmanız gerekiyor. İlk olarak partnerinizle konuşabilirsiniz. Yatak odasına heyecan katacak konuşmalar yapabilirsiniz.

Ten uyumu olmadan da aşkın olabileceğini söyleyen Op. Dr. Erdoğan, aşkta bağımlılık yaratan kısmın ten uyumu olduğunun altını çiziyor ve toplumda aşk yaşayanların sadece yüzde 10’unun ten uyumu olduğunu söylüyor.

Cinsel olarak fiziksel çekim aslında ilk başta hissedilebiliyor. O kişiye daha farklı dokunur onu daha farklı öpersiniz. Op. Dr. Gökçen Erdoğan’a göre ilk dokunduğunuzda içiniz bir tuhaf olur. Tüm damarlarınızın attığını hissedersiniz, özellikle de genital bölgenizde bir hareketlenme olur, onu ister onu arzularsınız, dudaklarınız kurur

Sadece cinsellik varsa…
Günümüzde sadece cinselliğe bağlı ilişkilerin yaşanmasındaki en önemli sebep tekdüzeliğin dışına çıkmak, farklılık ve heyecan aramak oluyor. Fakat işin daha içsel yönüne bakıldığında karşılık beklemeden yaşanan, sorumluluk hissettirmeyen mutlu olma arzusu da var. Hep aynı kişiyle olmanın verdiği monotonluk insanları bu tür ilişkilere itiyor. Op. Dr. Gökçen Erdoğan, “Hem kadının hem de erkeğin heyecanlanma lüksü var. İçinde endişe ve yakalanma korkusu barındıran tek olay kaçamak tek gecelik bir ilişki oluyor. Fakat bu ilişkiler ilk başta fark edilmese de bağımlılık yapabiliyor. İki taraf bu durumu kabulleniyorsa ilişki normal kabul edilebiliyor, fakat eğer bu sürekli hal alır ve alışkanlık yaparsa işin psikolojik boyutunu araştırmak gerekiyor” diyor.

Ten uyumu duygusallık olmadan yaşanan ilişkilerin temel sebebi olabiliyor. Ama ten uyumunu yakalamak zor. Yakalandığında ise bırakmak zor oluyor. Çünkü fiziksel, cinsel ve ruhsal uyumun toplamı oluyor. Bu da yaşamınızda, beyninizde, kalbinizde, cildinizin altındaki kan damarlarında ve sinirlerde yani tüm vücudunuzda hissediliyor.


Hormonlarla ilişkisi var
Her insanın teni farklı. Ten uyumu ve cinsellik arasındaki ilişki üzerine yapılan araştırmada feromon adı verilen moleküller keşfedildi. Aşkı bile kontrol eden bu zerrecikler burundan havayla beraber alınarak beyne iletiliyor ve bir ten haberleşmesi oluyor. Bu maddeler sayesinde kişinin ruh hali ve davranış şekilleri değişiyor. Örneğin yumurtlama dönemindeki kadınların etrafa yaydığı feromonlar erkeklere daha çekici geliyor. Feromonlar, vücudumuzun salgıladığı hormonlardan sadece biri.

YAŞAYANLAR ANLATIYOR

Aylin C.
“Eşimle çok kavga eden bir çiftiz. Gündelik yaşamda çocukların okullarından yemeğe kadar birçok konuda anlaşamıyoruz. Birçok defa ayrılığı düşündük fakat çoğunlukla yatağa girdiğimizde tüm sorunlarımızı unutuyor ve ilişkimize yeniden başlıyoruz. Onunla yatakta yaşadıklarımı başka biriyle yaşayabileceğimi düşünemiyorum. Çünkü bana dokunduğu anda çok farklı şeyler hissediyorum ve bu durum ilk günden beri böyle devam ediyor. Elime dokunduğunda bile heyecanlanıyorum. Aynı şey onun için de geçerli. Her zaman benimle birlikte olmaktan çok zevk aldığını söylüyor.”

Zeynep A.
“Eski erkek arkadaşımla kısa bir süre çıktıktan sonra ayrıldık. Onunla birlikteyken cinsel yaşamımız çok zevkliydi ve ayrıldıktan sonra da görüşmeye devam ettik. Görüşmelerimiz ilk başta arkadaşçaydı fakat zaman geçtikçe sadece cinselliğe bağlı görüşmeler olmaya başladı. Normal ilişkiler yaşadığım dönemlerde bile onunla birlikte olmaya devam ediyorum. Artık görüşmemimizin tek nedeni cinsellik oldu. Duygusal hiçbir şey paylaşmıyoruz fakat yatakta çok hoşlandığım biriyle bile yaşayamadığım şeyleri yaşıyoruz. Onun da beni aynı şekilde arzuladığını biliyorum. Cinsel olarak ondan vazgeçebileceğimi düşünmüyorum ve onun da vazgeçmeyeceğini biliyorum. Belki onun gibi birini bulana kadar böyle devam edecek. Çünkü yaşadığım şey bana anlık da olsa mutluluk veriyor.”

BU SAYFAYI SIK KULLANILANLARA EKLE - Bu haber 3261 kez okunmuştur.


Arkadaşına Gönder

Lütfen Bekleyiniz
Adınız:

Mail adresiniz:

Göndereceğiniz E-posta adres(ler)i ekle:

Kullanıcı yorumları

  • Hiç yorum bulunamadı ilk yorumu yazmak istermisin?

İlgili Haberler

Yeni Foto Galeriler

Yeni Videolar