Adet Döneminde koku

Eklenme Tarihi : 02 Ocak 2012, Pazartesi - 15:49
Adet Döneminde koku
Adet döneminin yaklaştığını gösteren belirtilerin kolayca fark edilebilmesine karşın, günümüzde birçok genç kız ilk âdet deneyimini hazırlıksız yaşamakta,

güvensizlik ve utanç duymaktadır.

Her genç kız adet kanamasının mik­tarının ortalama 40-50 mi, en fazla 100 mi olduğunu bilmelidir. Olguların yüz­de 10′unda bu miktar 100 ml’nin üstüne çıkar. Kanın 3/4′ü ilk iki günde dışarı akar. Âdet kanı sürekli akmaz, dölyatağından damlalar halinde gelir ve bazen birkaç saat boyunca hiç kanama olmaz.

Genç kız ilk kanamadan başlayarak dikkatle takvim tutmayı öğrenmelidir. Bu takvim âdet çevriminin aylar içinde­ki gelişimini gösterecek ve hem kendi­si, hem de hekimi için yararlı olacaktır.
Günümüzde âdet kanaması sırasında kullanılabilecek petler ve tamponlar git­tikçe kusursuzlaşmaktadır.

• Petler: Modern petler, ilk örnekleri­nin tersine çok emici ve rahattır.


Petin alt yüzündeki yapışkan bant külota iyice yerleşmesini sağlar ve kay­masını önler.
Petlerin çöpe atılması da genç kızla­rın dikkat etmesi gereken bir konudur. Okuldaki 12-13 yaşındaki kızların en az 1/5′i âdet gördüğünden bu konuda eği­tilmeleri gerekir. Kullanılmış petlerin atılması için tuvaletlerin içinde çöp ku­tusu bulunmalı, genç kızlar petleri kü­çük bir torbaya koyarak atmayı öğren­melidir.

Petler dölyolunun dar ağzını kirletir. Yanlış yerleştirilirse cinsel organın dış yüzü ve bu bölgedeki tüylerin büyük bir bölümü kirlenecektir. Bu bölgede bulu­nan bakteriler âdet kanının bozunmasına ve özel bir kötü koku oluşmasına yol açar. Ergenlik çağındaki genç kızdan hemen her zaman ağır bir vücut kokusu yayılır; titizlikle temizlenmeyi öğren­meyen genç kızın kendisi ve çevresin­dekiler âdet kanaması sırasında rahatsız olabilir.

Bunu önlemek için nötr pH’li sabun ya da Özel temizleyicilerle sık sık yı­kanma Önerilir.
Dölyolunun içinin yıkanması hem gereksizdir, hem de tehlikeli olabilir. Normal dölyolu bakterileri cinsel ol­gunlaşma çağında, duru suya bile du­yarlıdır ve dezenfektanlarla tümüyle or­tadan kalkabilir. Bu durumda dölyolu bölgesinin normal dengesi ve dölyolunu dışarıdan gelecek bakterilerden koruya­cak ortam bozulur. Oysa dölyolunun normal asit dengesi dışarıdan gelecek etkilerle bozulmazsa, dölyolu salgısı
hastalık yaratabilecek bakterileri zarar­sız hale getirebilir.

• Tamponlar: Bazı genç kızlar temiz­liği ve kolaylığı nedeniyle dölyolunun içine konan tamponları yeğler. Tampon Özel işlem görmüş ve kolay uygulan­ması için sıkıştırılmış silindir biçimli bir pamuktan oluşur. Yerleştirildikten sonra genişler ve açılır; emme kapasite­si ölçüsünde de. âdet kanını emerek ak­masını önler. Dölyolunun değişik yaş­lardaki genişliği ve esnekliğine göre farklı boylarda tamponlar vardır.

Normal olarak tamponu yerleştirir­ken kızlık zarı bir engel oluşturmaz. Ergenlik dönemine geçişte kandaki östrojen düzeyinin artmasıyla kızlık zarı esnekleşir ve yırtılmadan 2,5 cm kadar genişleyebilir.

Pamuk tamponlar âdetin ilk günle­rinde 4-6 saatte bir değiştirilmelidir; kanama azalınca bu süre 12-14 saate çıkabilir. Değiştirme sıklığı kanamanın şiddetine bağlıdır. Genç kız âdet kana­masının gidişini izleyerek kısa zaman­da tamponun kaçıncı günde kaç saatte bir değiştirilmesi gerektiğini belirleye­bilir. Tamponun çok sık değiştirilmesi önerilmez. Çıkarıldığında büyük bölü­mü kuruysa dölyolunun ağzının sürtün­meyle tahriş olmasına yol açabilir. Bu da yanlışlıkla dölyolu iltihabı sanılabilir. Bazen “unutulmuş tamponlar”dan söz edilir. Aslında yıkanırken tampo­nun varlığının fark edilmesi gerekir; o boyutta bir cismin dölyolunun içinde kaybolması olanaksızdır. Böyle bir ola­sılık yalnızca cinsel birleşme sırasında ortaya çıkabilir. Bu arada tamponun döllenmeyi önleyici bir etkisi olmadığı da unutulmamalıdır. Pamuk tampon dölyolunda 36- 48 saat kalırsa istenme­yen etkilere yol açar. Bu süreden sonra 4-5 gün içinde çıkarılmazsa dölyolu duvarında değdiği bölgelerde iltihaba ve kötü kokulu akıntılara neden olabi­lir. Bu durum tampon çıkarıldıktan kısa süre sonra düzelir.

Tampon kullanırken görülmeyen, ama pet kullanırken bazen karşılaşılan “kan pıhtıları” genç kızlarda soru uyan­dırabilir. Bu pıhtıların nereden geldiği ve kanın çıkmasına engel olup olmayacağı sorulabilir. Gerçekte bunlar kan pıhtısı değil, dölyolu salgısının bileşi­mindeki mukus ve başka maddelerde biriken alyuvarlardır. Tampon kullanıl­dığında âdet kanı dolyatağından çıkar çıkmaz emildiğinden dölyolunda alyu­var birikmesi görülmez.

BU SAYFAYI SIK KULLANILANLARA EKLE - Bu haber 3893 kez okunmuştur.


Arkadaşına Gönder

Lütfen Bekleyiniz
Adınız:

Mail adresiniz:

Göndereceğiniz E-posta adres(ler)i ekle:

Kullanıcı yorumları

  • Hiç yorum bulunamadı ilk yorumu yazmak istermisin?

İlgili Haberler

Yeni Foto Galeriler

Yeni Videolar